İmzalar atıldı: 5 babayiğit kolları sıvadı

Türkiye’nin otomobili için yola çıkılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çağrıyı yaptı. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TOBB koordinasyonunu yürüttü. 5 firma elini taşın altına koydu ve Ortak Girişim Grubu’nu oluşturdu. 60 yıllık rüya için imzalar bugün Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde atıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli otomobili üretecek şirketleri açıkladı. Erdoğan, 2021 yılında yerli otomobilin satışa çıkmasının beklendiğini söyledi.

İmzalar atıldı: 5 babayiğit kolları sıvadı

5 BABAYİĞİT

Ortak Girişim Grubu’nda 5 babayiğit bulunuyor. Anadolu Grubu (Isuzu), BMC, Kıraça Holding (Karsan Otomotiv), Turkcell ve Zorlu Holding (Vestel), Ortak Girişim Grubu içerisinde tecrübelerini, güçlerini birleştirecek. Hedef 2018’in başında Türkiye’nin Otomobili’ni yapacak şirketi kurmak.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, yerli otomobili üretecek '5 babayiğiti' şu sözlerle açıkladı:

Hep babayiğitlerden söz ettik. Şimdi size ortak girişim grubumuzda yer alan beş şirketimizi tanıtmak istiyorum.

İlki Anadolu Grubu'dur, bu grubumuz bünyesindeki 80’e yakın şirket ve 50 bin çalışanıyla ekonomiye çok önemli katkılarda bulunuyor. Anadolu Grubu’nun 'Türkiye’nin Otomobili' projesinde yer almasını isabetli buluyorum.

İkinci babayiğidimiz, BMC Grubu'dur. Türkiye’nin en büyük ticari ve askeri araç üreticilerinden BMC de yarım asırlık geçmişe sahip. Şirket mülkiyeti 2014 yılında değişen BMC’nin vizyonunu da genişleterek, savunma sanayinin yanında Türkiye’nin Otomobili projesinde yer alma kararını memnuniyetle karşıladım. Katar ve Türk ortaklığı olan BMC grubu da bu katılımda bir babayiğidimiz.


Üçüncü babayiğidimiz ise Kıraça Holding’dir, her ne kadar 20 yıl görünüyorsa da İnan Kıraç ile bir birikimi ifade ediyor. Kıraça Holding yenilikçiliğiyle kısa sürede sektörde hak ettiği yeri almıştır. Bu birikimin Türkiye’nin Otomobili projesinde yer almasını çok çok önemli görüyorum. Kendilerini tebrik ediyorum.

Dördüncü babayiğidimiz Turkcell Grubu. Malum yazılımın ve yüksek teknolojinin önemi olduğu projede Turkcell’in yer alması yapılan işin doğruluğuna işaret ediyorum. Ben bu kuruluşumuzu da tebrik ediyorum.

Beşinci diğer babayiğidimiz Zorlu Holding’tir. Zorlu, Denizli’den başladığı sanayi serüvenini tüm dünyaya yaymış bir başarı hikayesinin adıdır. Geniş bir alanda faaliyet yürüten Zorlu Holding’in burada yer alması sahip olduğu büyük birikimle, Türkiye’nin Otomobili projesi için önemli bir şanstır.

Türkiye'nin Otomobili Ortak Girişim Grubu Tanıtım Toplantısı'nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan şu mesajları verdi:

Sayın Başbakan, değerli misafirler, hanımefendiler, beyefendiler sizleri en kalbi duygularımla, muhabbetle selamlıyorum. Öncelikle Hakkari ve Tunceli’de teröristlerle çıkan çatışmalar neticesinde 8 şehidimize Allah’tan rahmet diliyorum. Teröristlerden ise 17’si Hakkari, 5’i Tunceli olmak üzere 22 terörist de bu çatışmalarda etkisiz hale getirilmiştir. Şu anda da çatışmalar yine aynı şiddette devam ediyor. Hep söylediğimiz gibi biz şehidimizin kanını yerde bırakmayacağız. Sonuna kadar bu teröristleri bitirinceye kadar bu mücadelemizi devam ettireceğiz. Zira bu ülkede terörün egemen olmadığını bu zihniyetlere göstereceğiz. Onun için de ben şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize şifalar diliyorum.

MİLLETİMİZİN HAYALİYDİ"

Türkiye’nin otomobili için elini taşın altına koyan babayiğitlerimizi ilan edeceğimiz bu toplantının bu vesileyle ülkemize milletimize sektörümüze girişim grubumuzu oluşturan şirketlerimize hayırlı olmasını diliyorum. Bu projede emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Merhum Muhammed Ali, “Hayal gücü olmayan insanın kanatları yoktur” diyor. Bizim de bugün ortak girişim grubunun tanıtımı için bir araya geldiğimiz markası Türk, tasarımı Türk, mühendisliği Türk, üretimi Türk, pazarlaması Türk bir otomobile sahip olma hayalimiz vardı. Aslında bu milletimizin de hayaliydi.

Bundan 20 yıl 30 yıl önce yerli otomobil konusundaki tereddütleri anlayabiliyorum. Ülkemizde toplam 91 bin otomobilin satıldığı 2001 yılında böyle bir teşebbüsün ekonomik bulunmaması gayet tabiidir. Ama geçtiğimiz yıl itibariyle yılda 757 bin otomobil satışına ulaşmış bir Türkiye’de hala adım atılmıyor olması artık ülkemizin bir ayıbı haline gelmişti. Bugün tarihi bir adıma atıyoruz.

Biraz sonra isimlerini tek tek açıklayacağım ortak girişim grubumuzdan beklentimiz, hazırlık sürecini hızla tamamlayarak en geç 2019’da otomobilimizin prototipini tamamlaması, 2021’de de ticari satışına başlamasıdır. Türkiye’nin 2023 hedefleri arasında özel bir yere sahip olduğuna inandığım bu projede en küçük bir gecikme istemiyoruz. Karşınıza çıkacak sorunların çözümü, engellerin aşılması noktasında cumhurbaşkanı olarak bizzat yanınızda yer alacağımı belirtmek isterim.

"İLK OTOMOBİLİ BEN ALACAĞIM"

 Hatta gerekiyorsa sırf bu projenin takibi ve sıkıntıların bertaraf edilmesi için cumhurbaşkanlığında da şöyle bir ekibi görevlendireceğimi bilmenizi istiyorum. Artık zaman kaybına tahammülümüz bulunmuyor. Madem ki bu babayiğit arkadaşlarımız ellerini taşın altına soktular, bize de onlara gereken her yerde destek vermek düşer. Şimdiden açıklıyorum, piyasaya süreceğiniz ilk otomobilin bedelini ödemek şartıyla taliplisi de benim.

"İLK ÜÇ DÖNEMİ KAÇIRDIK"

İkinci dünya savaşına olan dönemi otomobil sektörünün başlangıç ylı olarak ifade etmek mümkündür. 1945’ten 80’lere kadar olan dönem sıçrama dönemidir. 80’den günümüze süreçte sektör küreselleşirken, diğer yandan da Güney Kore Çin Hindistan gibi yeni aktörler devreye girmişler. Hibrid otomobiller, elektrikli otomobiller, sürücüsüz otomobillerle sektörün farklı dönemine şahit oluyoruz. İlk üç dönemini kaçırdık. Terör olayları, darbeler, toplumsal huzursuzluklar gibi faktörler buna imkan vermedi. Aynı hatayı bir kez daha yapmayacak, sektörün dördüncü dönemini inşallah ıskalamayacağız.

Dolayısıyla üretilecek otomobilin de bugünün değil geleceğin ihtiyaçlarına uygun olacağından şüphe duymuyoruz. Bu otomobilin öncü ve taşıyıcı gücü ortak girişim grubu olacaktır. Bu otomobil tüm Türkiye’nin katkısıyla ortaya çıkacaktır. Ortaya doğru dürüst bir ürün konduğunda milletimiz buna dört elle sarılacak tercihini bu araçtan yana kullanacaktır. Dünyaya pazarlanması konusunda da her türlü desteği vereceğimizden emin olunuz. Tüm markaların ortaya çıkışlarında devlet desteği aldıklarını biliyoruz. Bizim de bu şekilde hareket etmemizden daha tabii bir şey olamaz.

"HİBRİD VE ELEKTRİKLİ OTOMOBİLE YÖNELMEK İSTERLERSE MEMNUN OLURUZ"

Halen TÜBİTAK bünyesinde üzerinde çalışmalar yapılan platform girişim grubumuzun emrine amadedir. Doğrudan hibrid ve elektrikli otomobile yönelmek isterlerse daha da memnun oluruz. Kararları ne olursa olsun, biz kendilerine her türlü desteği vereceğiz. Yeter ki Türk milletini bu büyük hayaliyle buluştursunlar. Bizim bu heyecanımız ve destek beyanımız ortak girişim grubuna özel değildir. Biz ülkemizi geleceğe taşıyacak, hedeflerini yaklaştıracak adım atma niyetine ve samimiyetine sahip herkes için aynı hissiyata sahibiz. Eğer bu proje için daha önceleri başkaları aynı iradeyi ve kararlılığı göstermiş olsalardı onların da yanında yer alacaktık. Bundan sonra da hangi alan olursa olsun projesi olanlara kapımız açıktır.

Konvansiyonel yöntemlerle geldiğimiz yer elbette önemlidir. Türkiye’yi 15 yılda üç kat büyütme başarısını bu şekilde gerçekleştirdik. Ancak orta gelir tuzağından kurtulup yüksek gelirli ülkelere çıkmanın yolunun tasarımdan yüksek teknolojiden geçtiğini de çok iyi biliyoruz. Ne pahasına olursa olsun üretim ve bu noktada yüksek teknolojiye sahip üretim bu anlayışla yapılacak yatırımlara hep birlikte öncelik tanımalıyız. Çünkü bu işin aktörleri şu anda bu salonda.

Bunun yolu örneğin madenlerimizi taş ve toprak karışımları olarak değil mamul olarak ihraç etmekten geçer. Otomobilin parçalarını üretmekten değil, yazılımının da kendimizin geliştirmesinden geçiyor. Sonuçta ekonominin ve teknolojinin gittiği yön bellidir. Bizim de kendimizi buna göre ayarlamamız şart. Daha önceki fırsatları, girişimcilerimizin ayağına pranga vurarak, işlerini zorlaştırarak, kendi iç meselelerimizle uğraşmaktan dolayı kaçırmıştık. Milletimiz hala merhum Nuri Demirağ’ın uçak fabrikası projesinin niçin neticeye ulaşmadığını anlamakta zorlanıyor. Uçaklardan birinin düşmesi olsa da işin gerisinde başka tezgahlar bulunduğu da ortadadır. Girişimin akamete uğramasının şirketin iflası olarak gerekçesi de kimseyi ikna etmemiştir. Devrim otomobilinin deposuna yakıt konmadığı için yolda kalması gerçek sebebi asla olamaz.

“BU KADAR NAZI ÇEKMEYE NE GEREK VAR?”

Aradan 60 yıla yakın süre geçti ve biz Nuri Killigil’in ulaştığı seviyeye daha yeni yeni geliyoruz. Bu soruyu kendimize sormamız lazım. Yerli piyade tüfeğimizi, füzelerimizi henüz yeni yeni ticari düzeye ulaştırabildik. İşte şurada Amerika’dan polis teşkilatımız tabanca, 1500 tane tabanca alacak. Verilen cevap “Kongreden geçmedi” Biz tabancayı yapıyoruz aslında. Dedik ki bundan böyle gerek yok, Amerika’dan tabanca almayacaksınız. Bizim kendi ürettiklerimizle artık bu süreci devam ettireceksiniz. Ne gerek var? Bu kadar nazı çekmeye ne gerek var?

Ecdadımız “hazıra dağ dayanmaz diye, el atına binen tez iner” diye boşa dememiştir. Biz kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorundayız. Türkiye öyle bir ülke ki, kimse husumetini kazanmak istemez, ama kimse güçlenmesini büyümesini de istemez. Tabi biz başkalarının ne dediğine bakmayacağız, büyümeye devam edeceğiz. Biz güçleneceğiz, kendi ayaklarımızın üstünde durmakla kalmayacak, gönlünü bize çevirmiş tüm dostlarımızın güven kaynağı haline geleceğiz.

“BU OTOMOBİLİ ÜLKEMİZE VE DÜNYAYA KAZANDIRACAĞIZ”

Türkiye’nin otomobili işte bu projeye bu anlayışla çok büyük önem veriyoruz. Mesele otomobil üretmek değil, buradan ortaya çıkacak teknolojiyle birikimle dünyaya meydan okuyacak yeni ve çok iddialı bir çıkış ortaya koymaktır. Muhammed Ali’nin ifadesini kullanmıştım ya. Şimdi de diyorum ki “İddianız yoksa kanatlarınız yoksa uçamazsınız” Biz ülke ve millet olarak işte burada iddiamızı ortaya koyuyor ve diyoruz ki, Türkiye’nin otomobilini yapacağız. Hiç şüpheniz olmasın. Hem de en güzel tasarımla, en güzel teknolojiyle, organizasyonla bu otomobili ülkemize ve dünyaya kazandıracağız. Böyle babayiğitler bize destek olduğu sürece, otomobille birlikte daha nice başarılara imza atarız.

Türkiye’yi darbelerle yıkamadılar, vesayet güçleri hep birlikte gayret etiler durduramadılar. Türkiye’yi ekonomiyi silah gibi kullanarak sendeletemediler. Bölgemizdeki krizlerin yıkıcı etkilerini bize ciro edemediler. Küresel düzenin çarpıklıkları konusundaki haklılıklarımızın üzerini örtemediler.

Buradan onlara kötü bir haber vereyim. Geçmişte attığı her adımı kontrol ettikleri, her işi yönlendirdikleri, geleceğiyle istedikleri gibi oynayabildikleri Türkiye artık yok. Artık istiklali ve istikbaline, tıpkı 15 Temmuz’da olduğu gibi, terörle mücadelede olduğu gibi hayatı pahasına sahip çıkan Türkiye var. son nefesimize kadar bu Türkiye için çalışmaya devam edeceğiz. Gençlerimizle her bir araya gelişimde, onları 2023 – 2053 – 2071 vizyonlarını sahiplenişlerine sahip oldukça bu ülkede bu nesil Allah’ın izniyle bu dönüşüm değişimi taçlandıracaktır. Buna inanıyorum.

Hep babayiğitlerden söz ettik. şimdi size ortak girişim grubumuzda yer alan beş şirketimizi tanıtmak istiyorum.

ERDOĞAN BABAYİĞİTLERİ TEKER TEKER AÇIKLADI

İlki Anadolu Grubudur, bu grubumuz bünyesindeki 80’e yakın şirket ve 50 bin çalışanıyla ekonomiye çok önemli katkılarda bulunuyor. Anadolu Grubu’nun Türkiye’nin Otomobili projesinde yer almasını isabetli buluyorum.

İkinci babayiğidimiz, BMC Grubudur. Türkiye’nin en büyük ticari ve askeri araç üreticilerinden BMC de yarım asırlık geçmişe sahip. Şirket mülkiyeti 2014 yılında değişen BMC’nin vizyonunu da genişleterek, savunma sanayiinin yanında Türkiye’nin Otomobili projesinde yer alma kararını memnuniyetle karşıladım. Katar ve Türk ortaklığı olan BMC grubu da bu katılımda bir babayiğidimiz.

Üçüncü babayiğidimiz ise Kıraça Holding’dir, her ne kadar 20 yıl görünüyorsa da İnan Kıraç ile bir birikimi ifade ediyor. Kıraça Holding yenilikçiliğiyle kısa sürede sektörde hak ettiği yeri almıştır. Bu birikimin Türkiye’nin Otomobili projesinde yer almasını çok çok önemli görüyorum. Kendilerini tebrik ediyorum.

Dördüncü babayiğidimiz, Turkcell Grubu. Malum yazılımın ve yüksek teknolojinin önemi olduğu projede Turkcell’in yer alması yapılan işin doğruluğuna işaret ediyorum. Ben bu kuruluşumuzu da tebrik ediyorum.

Beşinci diğer babayiğidimiz Zorlu Holding’tir. Zorlu, Denizli’den başladığı sanayi serüvenini tüm dünyaya yaymış bir başarı hikayesinin adıdır. Geniş bir alanda faaliyet yürüten Zorlu Holding’in burada yer alması sahip olduğu büyük birikimle, Türkiye’nin Otomobili projesi için önemli bir şanstır.

-TÖRENDEN NOTLAR-

YERLİ OTOMOBİL MESAJI

Beştepe'de düzenlenen Türkiye'nin Otomobili Ortak Girişim Grubu Tanıtım Toplantısı'nda yerli otomobili için şu ifadeler yer aldı:

"Türkiye'nin markası, Türkiye'nin tasarımı, Türkiye'nin teknolojisi, hür olmak, hür yaşamak. Dışa bağımlılığı, fosil yakıtlara ihtiyacı azaltmak... Ekonomik anlamda da tam bağımsızlığı sağlamak. Türkiye'nin kaynaklarıyla üretilmiş yüksek katma değerli ihracat gerçekleştirmek... Yüz binlere iş, milyonlara aş olmak... Sürdürülebilir, yenilenebilir çevreci çözüm, elektronikli motor ve batarya teknolojisi, küresel ölçekte de ticari başarı..."

HİSARCIKLIOĞLU: “TÜRKİYE’NİN OTOMOBİLİNİN DE TAM ZAMANIDIR”

Toplantıda ilk olarak kürsüye TOBB başkanı Rıfat Hisarcılıoğlu çıktı.

İşte Hisarcıklıoğlu'nun konuşmasından satır başları:

Bugün çok büyük bir hayali gerçekleştirmek için yola çıkıyoruz. 1690’larda başlayan rüyayı, 2017’de gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atıyoruz. Türkiye’nin otomobilleri için varım diyen babayiğitlerle beraber buradayız. Biz de elimizi taşın altına koyduk, yaklaşık 5 aydır yüze yakın toplantı yaptık. Planlamasını gerçekleştirdik.

Bir ülkenin müteşebbisi ne kadar güçlüyse o ülke de o kadar güçlü oluyor. Girişimcilerimiz bizim övünç kaynağımız. Ülkemizin tarımsal toplumundan sanayi toplumuna geçmiş, bizler ülkemizin müteşebbisleri olarak bugün 200 ülkeye mal satar hale gelmişiz. Avrupa’da tüketilen her üç beyaz eşyadan birini burada üretiyoruz. Dünyanın en büyük havaalanını İstanbul’da inşa ediyoruz. Katar’da Tunus’ta havaalanı inşa ediyoruz. Milyar dolarlık satın almalar yapıyoruz.

Öte yandan Türk profesyonellerimiz, uluslararası kuruluşları yönetiyor. Bunları yapan Türk iş dünyasının yapamayacağı hiçbir şey yoktur. Türkiye’nin küresel devlerle rekabet edecek teknoloji geliştirme zamanı gelmiştir.

Yüzyıldır yollarda arabaların gezdiğini biliyoruz. Türkiye’nin bu teknolojiyi üretme noktasında geride kaldığının da farkındayız. Ama bugün küresel ekonomik sektörü ciddi dönüşüm içinden geçmektedir. Tesla gibi yeni bir şirket, yüzyıllık devlere kafa tutabiliyor. O yüzden Türkiye’nin otomobilinin de tam zamanıdır. Kendi markasıyla, kendi tasarımıyla, teknolojisiyle bu sektörde yer alacaksa bu dönüşüm sürecini yakalamalıdır. Bu proje aynı zamanda Türkiye’nin teknolojik dönüşümü için de bir model olacaktır. Bu proje kapsamında geliştirilecek teknolojiler yeni ürün geliştirilmesini de tetikleyecektir. Türkiye’nin otomobil projesi için geliştirdiğimiz bu yapı eminim ilerleyen yıllarda ülkemizin ihtiyaç duyduğu teknolojik sıçramak için model olacaktır.

Ben bu vizyon için cumhurbaşkanımıza teşekkür etmek istiyorum. Doğruya doğru, kendisinin ısrarlı çağrılar olmasaydı bugün bu salonda Türkiye’nin otomobili diye oturamazdık. Liderlik ve vizyon böyle bir şey. Gerçekten bizi yüreklendirdiniz, tüm desteğiniz için çok teşekkür ediyoruz.

“OTOMOBİL GİRİŞİM GRUBUNDA BEŞ ORTAĞIMIZ VAR”

Çok büyük bir otomobil sanayimiz var. Her 13 saniyede araç üretiyoruz, 18 saniyede de ihraç ediyoruz. Yan sanayimiz zaten tüm dünya devlerine mal satar hale geldi. Tek eksiğimiz, kendi tasarımımız, kendi markamız, kendi teknolojimiz. Bu işin sonucunun kazan kazan olduğunu da hep beraber göreceğiz. Ama en büyük teşekkürü de ortaklara yapmak istiyorum. Otomobil girişim grubunda beş ortağımız var. İçinde otomotiv sektörünü yakından tanıyan gruplar da var, teknoloji devlerimiz de var. Böyle bir karma gruba ihtiyacımız vardı, bunu da başardık. Her biri ülkemizin ayrı birer değeri. İyi ki onlar varlar ve bugün de bu salonu onların sayesinde bir araya geldik. Bugün atacağımız ortak girişim grubu imzası bir başlangıç. İşimiz yeni başlıyor, 3-4 ay çok yoğun çalışacağız. Bu projeye ilişkin devlet desteklerini, cumhurbaşkanımızın talimat doğrultusunda hükümetimiz ve bakanlığımızla birlikte yapacağız. 2018’in ilk aylarında şirketi kurmuş olacağız.

Biz bu işi gerçekten memleket sevdasıyla yapıyoruz, günün sonunda 80 milyonun her bir ferdinin gurur duyacağı bir ürün çıksın diye uğraşıyoruz. Allah yolumuzu açık etsin.

BİNALİ YILDIRIM: 5 BABAYİĞİDE DE TEŞEKKÜRLERİMİ SUNUYORUM

Binali Yıldırım ise konuşmasında şunları söyledi:

Bugün ülkemiz için önemli bir toplantıdayız. Önemli bir proje için bir araya geldik. Sayın cumhurbaşkanımızın Türkiye’nin potansiyelini değerlendirerek yerli marka otomobil için artık vakti geldiğini söylemesi aslında bu süreci resmen başlatmış oldu. Türkiye’nin geleceği için projenin ilk adımını attığımız bugün de, cumhurbaşkanımız ve bilim sanayi teknoloji bakanımıza teşekkür ediyorum. Ayrıca ‘yok mu babayiğit’ çağrısına cevap veren 5 babayiğide de teşekkürlerimi sunuyorum. Bugün imzaları atacaklar.

Bu önemli projenin otomotiv sektörüne ve iş dünyamıza da yeni bir heyecan getireceğinden endişem yok. Bu proje büyüyen kalkınan geleceğe kararlılıkla yürüyen Türkiye’nin başarılarına yeni bir başarı da ilave edecektir.

“TÜRKİYE’NİN YERLİ VE MİLLİ OTOMOBİL YAPAMAMASI SÖZ KONUSU OLAMAZ”

Son 10 yılda ihracatımız içerisinde otomotiv sanayi payı yüzde 17 seviyelerine ulaştı. İhracat kalemlerimiz için bir numara. Dün ihracat rakamları açıklandı, otomotiv endüstrisi 2 milyar 632 milyon 111 bin dolarla yine başı çekti. Bu gayet sevindirici bir durumdur. Hal böyleyken Türkiye otomobilde bu kadar yetkin hale gelmişken, ihracatta bir numara olmuşken, Türkiye’nin yerli ve milli otomobil yapamaması söz konusu olamaz.

Ancak neden gecikti derseniz, tabi bu iş otomobil yapıp yapmama meselesi değil. Bu iş ekonomi ölçeği bulma meselesidir. Bütün çalışmalar bunu temin etme yönünde ince ve detaylı bir şekilde yapıldı. Başından beri bir şeyi söylüyoruz, biz devlet olarak bu imalatın içinde olmayız. Bu sürdürülebilir bir yol değil. Ama biz destek veririz, engelleri kaldırırız, ürünü geliştirmek ve dünya çapında markaya dönüştürmek sizin işiniz. Çünkü siz bu işi biliyorsunuz, sahadasınız. Böylece bu projeye resmen bugün sayın cumhurbaşkanımızın direktifleriyle başlamış oluyoruz.

Türkiye’de ARGE merkezleri içerisinde 83 ARGE merkezi var. bu ne demek? Otomotivle ilgili ARGE merkezleri sayısı toplam içerisinde 1 numaraya oturuyor. Dolayısıyla otomotiv sanayi üretiminin imalat sanayi üretiminde payı da oldukça iyi konumda. Toplam istihdamın da yaklaşık yüzde 6’sı otomotiv sektöründen geliyor.

Sürücüsüz otomobilden tutun, elektrikli otomobile varıncaya kadar birçok yenilik hayatımıza girmeye başladı. Bu alana yatırım yapmanın ve kamu özel iş birliğini geliştirmenin önemini önümüzdeki yıllarda açık bir şekilde göreceğiz. Türkiye otomotiv sektörünün küresel rekabet gücünü de sürdürmek için böyle bir adımı atmaya ihtiyacımız vardı. Geleceğin kritik teknolojilerine uyum sağlamak, yazılım sektörleriyle arasındaki ilişkileri şimdiden görüp bunlara yatırım yapmak en önemli ve öncelikli hedeflerimiz arasındadır.

Ülkemizin ekonomik sıçramayı gerçekleştirmesi için önemli gördüğümüz yerli otomobil projesinin resmen başlangıcını yapmış oluyoruz. Çıktığımız bu yol, Türk mühendisliği ve sermayesi açısından da önemli bir dönüm noktasıdır. Teknik elemanlarımızın, tasarımcılarımızın diğerlerinden eksiği yok fazlası vardır. Milli tankı, gemiyi, uçağı, İHA’yı, teknolojik projeler, köprüler, tüp geçitler yapan elbette yerli otomobili de haydi haydi yapar.

15 yıldır karşılaştığımız onca engele rağmen ülkemize yaşatılan darbe vesayet girişimlerine rağmen Türkiye büyümeye, bölgesinde istikrar ve güven adası olmaya devam ediyor.
Hürriyet

yerli otomobil babayiğit 5 firma cumhurbaşkanlığı imza
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Ankara'da Sakarya zirvesi
Ankara'da Sakarya zirvesi
‘Sokakta Kimse Kalmasın’
‘Sokakta Kimse Kalmasın’