İdareciler Sendikacılıkla Uğraşmamalı
İlimizde bazı kurum yöneticileri devletin kendilerine vermiş olduğu gücü sendikal çalışmalarda bir araç olarak kullanmaktadır. Bu defada bu mücadele bir başka sendikanın menfaatine faaliyette bulunma şeklinde olmayıp şahsi çıkar ve menfaat uğruna yapılmaktadır.
Tüm sağlık çalışanlarının malumu olduğu üzere, kurumda toplam çalışan sayısının yüzde 5’i kadar personel yönetmelik gereği ve yönetmelikte belirlenen kriterler doğrultusunda il performans puan ortalamasının yüzde 20’si kadar ek puan ile ödüllendirilmektedir.
Bu kişilerin ismi halk sağlığı müdürünün teklifi ve komisyon üyelerinin 3’te 2’sinin oyu ile belirlenmektedir. Bu komisyon üyeleri ve üyeleri arasında sendika temsilcileri ve çalışanlar arasından seçim yoluyla belirlenen üyeler vardır.
Bu ödüllendirmeler bugün yönetmelikle belirlenen kriterler göz önüne alınmadan yandaşa ek kazanç olarak kullanılmaktadır. ( Bu idarecimizde yandaşa kullanmak istediği ek kazanç hakkını Verem Savaş Dispanserinde veremli hastalara hizmet verenlerden veya KETEM’ de akşama kadar röntgen çeken çalışanlarından yana kullanmasını isterdim. Ülkemizde Sakarya İli Verem hastası olarak kaçıncı sırada yer aldığında bu idarecimizin her halde haberi yok.)
Dolayısıyla bir hak mücadelesi vermekle görevli sendikacılarda bu yönetmelik hükümlerine aykırı olarak yandaşa kıyak anlamına gelecek uygulamalara itiraz etmek en doğal hakkı ve başlıca görevleridir.
Bundan kimse alınmamalıdır. Hatta ehliyet ve liyakat sahibi idareciler yapacakları yanlışın önüne geçtikleri için teşekkür bile ederler. Ama belirttiğim gibi bunu sadece ehliyet ve liyakat sahibi idareciler yapar.
Bazı idarecilerde yandaşlara menfaat elde edemediği için, bu tür kararları hazmedemezler.
Bunu kendilerine yapılan bir karizma çizme operasyonu olarak adlandırıp, makam koltuğunu sendikacılık işinde kullanıp, kraldan çok kralcılığa soyunurlar. Buradan böyle bir ruh haline ve karaktere sahip idarecilere açık çağrımdır.
Sendikacılığa meraklı iseniz. Bırakın görevinizi yandaşın yanında sendikacılığınızı yapan idareci temsilcisi olarak sendikada görev alın. Zaten bir yabancılıkta çekmezsiniz. Yüreğiniz yetiyorsa koltuğunuzdan kalkın ve sahada görev alın.
Ama bu işinize gelmiyorsa, her şeyiniz olan ve uğruna her şeyi feda edebileceğiniz makam koltuğunuzu bırakamayacaksanız, sendikacılığıda karışmayın. Sadece işinizi yapın. Burası çadır devleti değildir. Sizde kabile reisi değilsiniz. Kamuda yöneticisiniz.
Biz buradan bu işleri yapan olayın muhatabı kişiyi de son kez uyarıyoruz. Keyfine göre değil, kamu mevzuatınızın size çizdiği sınırlar içinde idarecilik yap. Sendikacılığıda sendikacılara bırak.
Başta Sayın Vali ve Halk sağlığı müdürümüz olmak üzere yetkilileri göreve çağırıyoruz. Kural tanımaz, nefsine göre hareket eden, yandaşlara menfaat temin edemediği için kimyası bozulan, makul ve mantıklı davranma melikesini kaybetmiş, kinine ve hırsına yenik düşmüş bu idareciye dur deyin. Bunun kanunla belirlenmiş yetkilerini, uymak zorunda olduğu yasal çerçeveyi buna hatırlatın. Olmadı gereğini yapın.
