İki Buçuk MHP’li Meclis Üyesi Vardı !
Muharrem Kara açıklamada bulundu.
Mehmet İspiroğlu ile arasında onun parti değiştirmesinden kaynaklanan bir gerginlik mi var?
Benim bildiğim kadarıyla hiçbir gerginlik yok. Mehmet İspiroğlu2009 yılında Belediye Başkanı seçildiğinin 4. ayında ben MHP’nin İlçe Başkanıydım. Aramızda bir ayrışma meydana geldi. Belediye Meclis üyelerimizin de rahatsızlıkları oldu. Seçimin üstünden 6 ay geçtikten sonra ilçe başkanı olarak bu durumu Genel Merkez’e aktarmak zorunda kaldım. Genel Merkez’den müfettiş geldi. Sakarya’dan katılanlarla 5 kişilik bir heyet parti ve belediyede görüşmeler yaptılar. Hazırladıkları raporu MHP Genel Merkezi’ne ilettiler. O zamandan bu yana aramızda adı konmamış bir soğukluk var diyebilirim.
MÜFETTİŞ DEVAM DEDİ
Karasu Belediyesi’nin MHP’de kalması adına İlçe Başkanı’nın ortamı sakinleştirmesi ve idare etmesi önerildi. Durumun devam etmesi halinde gerekenin yapılacağı notu da bize aktarıldı.
İspiroğlu ile seçim geçirdiniz, hatta Mehmet İspiroğlu’nu MHP’ye sizin getirdiğiniz ve dayattığınız konuşuldu. Bu süreçten sonra 3 yıl boyunca da birlikte görev yaptınız. Bu dönemi kısaca değerlendirir misiniz?
2009 seçimlerinden önce tanıdığımız emir kulu olan Mehmet İspiroğlu bizden aday olmak için gece gündüz peşimizden ayrılmadı. Sadece bizim değil arkadaşlarımızın da peşinden ayrılmadı. Herkesi tek tek ikna etti. Süreçte seçimi alma hedefimiz de olduğu için sadece benim değil teşkilatımızın ortak kararı olarak kendisini aday yaptık. Mehmet İspiroğlu’nun adaylığı kesinleştikten sonra davranışlarında değişiklikler meydana geldiğini gözlemlemeye başladık. Seçim sürecinde bazı temel anlayışlarda defalarca karşı karşıya geldik. Ancak kol kırılır yen içinde kalır düşüncesi ile bu tartışmaları kesinlikle kamuoyuna yansıtmadık. Seçimden sonra ise Belediye Başkanı seçilen İspiroğlu teşkilattan bağımsız hareket etmeye başladı. Hatta teşkilatı yok sayan davranışlar sergiledi. Örnekvermek gerekirse; İspiroğlu bizimle birlikte hiçbir Genel Merkez faaliyetine katılmadı. Sadece bir kez Antalya Kampı’na gitti. Ancak orada da kalmadı ve hazirun cetveline imza atıp geri döndü. Yani Mehmet İspiroğlu’nun ideolojisi ve siyasi görüşü yoktur. Dün nasıl MHP’li olmadıysa bu dönem de kesinlikle AKP’li değildir. Bir dahaki dönemde HDP’den aday olursa da kimse şaşırmasın. Özetle biz Mehmet İspiroğlu ile hiçbir zaman birlikte hareket edemedik. 2014 seçimlerinde de MHP’nin adayı kesinlikle Mehmet İspiroğludeğildi. Bunu hissettiği için kendisine bir yer aradı ve iktidar partisi ile yollarını birleştirdi. Biz Mehmet İspiroğlu’nun partimizden ayrılmasını kesinlikle bir kayıp olarak görmedik. Hiçbir partili de görmez.
Parti bütünlüğünden uzaklığını gördüğünüz Mehmet İspiroğlu’na, çoğunluğu elinizde bulundurduğunuz Meclis’in gücünü kullanarak olumsuz gördüğünüz tasarruflarına engel olabilirdiniz. Neden tüm kararlara katıldınız?
Belediye Başkanlığını kazanmak için sadece MHP’li üyeleri değil toplumda karşılığı olan isimleri de Belediye Meclisi listesine yazdık. Bunda ağırlıkta tabi ki Mehmetİspiroğlu’nun etkisi fazlaydı. Böyle olunca da Belediye Meclisi’ne partinin değil Belediye Başkanı’nın görüşü hakim oluyordu. Biz de bir güç çekişmesi içine girmek istemedik. Cevdet Karabulut ve Fatih Şentürk dışında mecliste MHP’li kimse yoktu. Bu iki ismi de Mehmet İspiroğlu istememişti. Parti teşkilatının dayatması ile bu iki buçuk ülkücü üyemizi meclise sokabildik.
Buçuk tanımına giren üye kim?
2014 seçimlerinin seyrini ve kimin nerede saf tuttuğunu bilen herkes kim olduğunu tahmin edebilir.
2014 seçimlerinin ardından siz Belediye Meclis Üyesi seçildiniz ve Başkan Mehmet İspiroğlu ile birlikte çalışmak durumunda kaldınız. İlk Meclis’ten itibaren aranızda bir gerginlik olduğu görülüyor. Bunun nedeni ne olabilir?
Benim açımdan hiçbir zaman sıkıntı yok. İspiroğlu ile de şahsi bir sıkıntımız hiçbir zaman olmadı. Ancak ben hayatım boyunca doğru bildiğimi en net şekilde söylemekten çekinmedim. Bugün de çekinmem. Başkan İspiroğlu da benim bu tavrımı bildiği için bana meclis toplantılarında söz hakkı vermek istemiyor olabilir.
İlk gerginlik nerde başladı ?
Karasu Belediyesi Konacık’taki kum ocağını devraldıktan sonra insanların aklını karıştıran şeyler ortaya çıktı. Konacık’taki kum ocağı usulüne uygun işletilmiyor. Buraya kimin girip kimin çıktığı, kimin ne kadar kum aldığı ve nerelere pazarladığı belli değil. Halen bu bilinmezlik devam ediyor. Bu durumu Meclis gündemine getirmem gerginliğe neden olmuş olabilir. Hatta Başkan Meclis’teki bir konuşmada şahsıma hitaben “Sen kim oluyorsun? Senin denetim yetkin mi var” şeklinde bir çıkışta bulundu. Tam aksine ben Karasu Belediyesi Meclisi tarafından seçilmiş Denetim Komisyonu üyesiyim. Dolayısıyla Başkan kendi yetkisinin de başında bulunduğu kurumun yetki ve sorumluluğun da bilincinde değil.
Subat meclisindeki gerginlik nedendi?
Şubat ayı Meclisi Gündemi’nin 10. Maddesi “Belediye Başkanı Mehmet İspiroğlu’na ticari bankalardan kredi almak üzere 3 milyon liralık yetki verilmesi” üzerineydi. Oylamaya geçildiğinde ben ret oy veren tek üyeydim. Neden ret oyu verdiğimi açıklamak için Başkan İspiroplu’nun kendiliğinden söz vermesini bekledim. Başkan Meclis Toplantısı’nı kapatmak için cümle kurmaya başladığında da araya girip söz istedim. Ancak İspiroğluüstüne basa basa söz vermeyeceğini dile getirdi. Ama ben söyleyeceklerimin bir kısmını dile getidim. Sanırım konuşmam da tutanaklara geçmedi.
Peki söz verilseydi ne söyleyecektiniz?
“2009 Yerel Seçiminde İncilli Mahallesi mitingimizde mikrofonları eline alıp, ‘Ey Ahmet Genç sata sata bize bir şey bırakmadın’ diyen sen değil miydin? Bir belediye başkanı bankalara borçlanarak belediyeye, kamuya ait olan yerleri satarak, Karasu Belediye Başkanlığı yapamaz. Yapabilecek olsaAkkumlu Veysel’i getirip Karasu’ya başkan yaparız. O da sizden daha iyi yönetir” diyecektim.
Bir de 72 liralık beyinler konusuna değindiniz. Oradaki tepkiniz de çok sertti.
AKP’li Belediye Meclis Üyesi Sayın Mehmet Yazıcı Ocak Ayı meclisinden sonra yerel gazetelere beyanat verdi: “72 liranın hesabını yapan beyinlerle Karasu Belediye Meclisi’nde bir arada bulunuyoruz” dedi. Benim tepkim bu cümlenin Karasu Belediye Başkanı’na, Karasu Belediye Meclis Üyelerine ve tüm Karasu’ya bir hakaret olduğunu ve 72 liralık beyinli arkadaşımızın kim olduğunu söylemesini ortaya koyarak Meclis’ten özür dilemesini isteyecektim. Gerçekten de 72 liralık beyin ifadesi çok rencide edicidir. AKP’li arkadaşlarımız bu beyanattan rahatsız olmadıysa onların hakkını savunmak da MHP’li Meclis üyelerine düşmüştür.
Denetim Komisyonu ile ilgili çalışmalarınız ne durumda?
Son Meclis’te denetimleri sağlıklı gerçekleştirmek adına bir hesap uzmanı talep ettik. Belediye’nin bugün Karasu’dan 14 milyon liranın üstünde alacağı var. Başkan’a buradan şunu tavsiye edebilirim: Alacağı önlemlerle yer satacağına, arsa satacağına, bankalara borçlanacağına, belediyedeki ne iş yaptığı belli olmayan ve ay sonunda maaşını alan insanlardan tasarruf ederek ve her gün Belediye’den borcu yoktur kâğıdı almaya gelen insanlardan çok zorluk çıkarmadan 14 milyon liranın 5 milyon lirasını toplasanız bütçedeki bütün açıkları kapatırsınız.
Peki, bundan sonra ne olacak? İSTİFAMI EDECEKSİNİZ?
İstifa etmeyi düşündüm fakat istifanın bir çözüm olmayacağını düşünüyorum. AKP’den bir arkadaşımızın bence istifa ederek hata yaptı. Yanlışlık ve usulsüzlükleri gören ve gösteren insanların Meclis’te kalması gerektiğin düşündük. Partililerimizle ve siyasi tecrübesine güvendiğim isimlere durumu danıştım ve mücadeleye devam etme kararı aldım. Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Mehmet İspiroğlu Karasu’nun Belediye Başkanıdır. Biz onun hata yapmasını engellemek ve Karasu menfaatlerini her şeyin üstünde görmek için çalışmalarımıza devam edeceğiz.
(1).jpg)
.jpg)
