10 Temmuz 2020|Cuma,10:21:42
Kayıt yok.
  • HAVA DURUMU:
  • Parçalı Bulutlu
PİYASALAR Güncelleme : 10.07.2020
DOLAR
6,8682 0,10
EURO
7,7415 0,10
ALTIN
396,77 0,26
BİTCOİN
$9.146,6400 2,49
HAFTANIN POPÜLER YAZARI
10 saniye de okunur
06 Ocak 2020 - 09:06
06 Ocak 2020 - 09:067 dakika da okunur 0 yorum Koleksiyona EkleŞİKAYET BİLDİR
  • PAYLAŞ
7 dakika da okunur
0 yorum

Taşocağı Davasında; Köylü AYM’ye gidiyor!

8 yıl önce köylerinde doğa harikası ormanlık alana taşocağı kurulcağını öğrenen ve o günden bu yana hukuk mücadelesi veren Karasu'nun Hürriyet Köyü sakinlerinin İdare Mahkemesi'nde ikinci kez kazandığı dava da Danıştay tarafından süre aşımı gerekçesiyle bozuldu. Kazanılan ilk dava ise 'muhtarlık tüzel kişiliğinin dava açma yetkisi olmadığı' gerekçesiyle bozulmuştu.

Taşocağı Davasında; Köylü AYM’ye gidiyor!

Karasu’nun Hürriyet Mahallesi’ne yapılmak istenen taş ocağına karşı 2012 yılından beri direnen köy halkının Nisan 2019’da 2. İdare mahkemesinde kazandığı ‘ÇED gerekli değildir kararının iptali’ davası Danıştay 6. Dairesi tarafından ‘süre aşımı’ nedeniyle itiraza kapalı olarak bozuldu.  Köy halkının daha önce Mahalle Muhtarlığı olarak aynı gerekçe ile idare mahkemesinde kazandığı dava da ‘muhtarlığın tüzel kişi olarak dava açma hakkının olmaması’ nedeniyle Danıştay tarafından ehliyet yönünden bozulmuştu.   Bunun üzere köyden davacı 5 kişi Mahkemeye Erişim Haklarının ve Maddi ve Manevi Varlığının Korunması Hakkı ile Özel Yaşam ve Konuta Saygı Haklarının ihlal edildiği gerekçesi ile Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Taş ocağının hikayesi 2012 yılında başlıyor. Karasu’nun tarım ve hayvancılık ile geçimini sağlayan ve bir orman köyü olan Hürriyet Köyü’nün sakinleri, mera olarak da kullandıkları alanın yakınına bir taş ocağı yapılacağını öğrenince harekete geçiyor. Rahatsızlıklarını ve köylerinde taş ocağı istemediklerini belirten bir dilekçeyi Hürriyet Köyü muhtarlığı ve ihtiyar heyeti olarak 2012 yılının Mart ayında Karasu Kaymakamlığı’na sunuyorlar. Firma ruhsat almaya, köylüler de devletin çeşitlik kurumlarına köylerinde taş ocağı istemediklerine dair dilekçeler vererek, seslerini duyurmaya çalışıyor. Hatta Orman İşletme Müdürlüğü,  kendilerine verilen “Köyün merası olan bu alanı muhtarlık mesire olarak düzenlemek istemektedir. Köyün doğal yapısının bozulacağı için köy halkı bu durumdan rahatsızdır. Bu nedenle madenin açılmasını istememektedir”  ifadelerini içeren dilekçeye’ istinaden madenle ilgili görüşünü “kendileri açısından sıkıntı olmadığını fakat köy halkı ile ilişkilerin olumsuz olarak etkileneceğini” vurgulayarak,  yetkililere bildiriyor. 

 93 HEKTAR RUHSAT ALANI 25  HEKTAR KABUL EDİLİYOR 

2013 yılının Mart ayında Sakarya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne ocağın yapılmak istendiği alanın mera olduğu ve bu alana mesire yeri izni aldıklarını içeren bir dilekçe daha veriliyor. Ocak yapılmak istenen alana gelen giden olmadığından köylüler taş ocağı izninin verilmediğini ve firmanın ocağı açmaktan vazgeçtiğini düşünmeye başlıyor. Ne var ki, 23.7.2013 tarihinde Sakarya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından başvuru yapılan maden alanının 25 hektardan küçük olduğu gerekçesiyle ‘ÇED  gerekli değildir’ kararı veriliyor. Sakarya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından Karasu Kaymakamlığı’na bildirilen bu karardan. muhtarlığı bildirilmediğinden köy halkının haberi olmuyor. ‘ÇED gerekli değildir’ kararını alan firma, maden ruhsatı ve ÇED kararını 1 ay sonra 29.8.20193 tarihinde bir başka madencilik firmasına devrediyor. Yıllarca gelen giden olmadığından köy halkı konunun kapandığını düşünmeye başladığı sırada, ÇED kararının geçerliliğini sürdürmesi icin yatırımı 5 yıl içinde tamamlamak zorunda olan firma harekete geçiyor.  Ne olduğunu anlamaya çalışan ve 2013’te ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verildiğini öğrenen köylüler, Köy Muhtarlığı olarak 2017 Kasım ayında 2. İdare Mahkemesi’ne bu kararın iptali için dava açıyor.  Sakarya 2. İdare Mahkemesi İşletme Ruhsat Alanı’nın 93.75 hektar olduğu ve kırma eleme tesisini kapsayan alanın 25 hektardan küçük olmasının ‘ruhsatların bütün halinde işleme alınması ve hisselere bölünememesi’ amir hükmü ile çeliştiği gerekçesi ile ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptaline karar veriyor. 

İDARE MAHKEMESİ’NİN İKİ KARARI DA BOZULDU 

Sakarya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü kararı temyiz ediyor. Kararı değerlendiren Danıştay 14. Dairesi davanın içeriğine girmeksizin ‘tüzel kişilikleri bulunmayan mahalle muhtarlıklarının dava açma ehliyeti olmadığına hükmederek’ davanın ehliyet yönünden redddi gerektiğine hükmedip Sakarya 2. İdare Mahkemesi’nin kararını bozuyor.  Danıştay’ın farklı dairlerinin geçmişte ‘mahalle muhtarlıklarının dava açma ve taraf ehliyetine sahip olduklarının kabulü gerektiği, aksi kabulün bu idari birimlerin mahkemeye erişim haklarının da ihlali anlamına geleceği’ kararlarına rağmen davanın aleyhlerine bozulduğunu gören köy halkı, aralarından 4 kişi ve ikameti köy dışında olduğu halde taş ocağının kurulmak istendiği alanın sınırında ruhsatlı hayvancılık yapan ve bu zaman zarfında süreçten haberdar olan bir kişi ile birlikte 2019 yılı şubatında idare mahkemesine tekrar dava açıyor.  Sakarya 2. İdare Mahkemesi Nisan 2019’da bir önceki davadaki aynı gerekçe ile ‘ÇED gerekli değildir’ kararının iptaline hükmediyor.  Sakarya Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ise kararı tekrar temyiz ediyor. Ve, temyiz süreci sonunda Danıştay 6. Dairesi davanın süresinde açılmadığı ve süre aşımı nedeniyle reddi gerektiğine hükmederek Sakarya 2. İdare Mahkemesi’nin kararının bozulmasına karar verdi. 

KÖYLÜLERİN TEPKİSİ 

Köylüler gerekçeli karar kendilerine ulaştığında,  Muhtarlık olarak açıp kazandıkları davanın ehliyet yönünden, aynı davayı şahıslar üzerinden açtıklarında da ‘süreyi kaçırdınız’ denilerek davalarının reddedilmesinin şaşkınlığını yaşadı. Köylüler, açtıkları davaların İdare Mahkemesi tarafından kabul edilmiş olmasına ve Danıştay’ın ehliyet yönünden farklı kararları bulunmasına karşın iikinci kez aleyhlerine verilen bu kararı ananlamakta güçlük çektiklerini söylüyor. Gerekçeli kararı okuduklarında, kendilerinin taş ocağı istemediklerine dair verdikleri dilekçelerin “ÇED gerekli değildir” kararını bildikleri şeklinde yorumlanmasına da şaşırdıklarını ifade eden köylüler, ‘Biz köyümüzde taş ocağı istemiyoruz’ diye dilekçe verdik. ÇED kararından falan haberimiz yok, zaten Danıştay’ın bozma kararında bile ‘ÇED gerekli değildir’ kararının kendilerine tebliğ edilmediğinin belirtildiğini ifade  ettiler. 

ANAYASA MAHKEMESİNE BAŞVURU YAPILDI 

Köylüler adına Anayasa Mahkemesi’ne başvuru yapan Avukat Zafer Kazan, ‘Takdir edilmelidir ki Danıştay'ın görüş değiştirmesinin ve ilk derece mahkemesinin dahi bilmediği birbiriyle çelişkili kararlar vermesinin sorumluluğu, süreyi kaçırdığı gerekçesiyle sadece haklarına ve köyüne sahip çıkmaya çalışan köylülere ait olmamalıdır’ dedi.  
Kararı, ‘Köylülerin Mahkemeye Erişim Haklarının ve Maddi ve Manevi Varlığının Korunması Hakkı ile Özel Yaşam ve Konuta Saygı Haklarının ihlal edildiği’ gerekçesiyle Anayasa Mahkemesi’ne götürdüklerini ifade eden Kazan, Sakarya’nın coğrafi konumu ve zenginlikleri nedeniyle her köşesinin tehdit altında olduğunu belirtti. 

Kaynak: Bizim Sakarya

Etiketler :

MÜŞTERİ DEĞERLENDİRME ANKETİ

Sizce neler yapılmalı ?

Sonuçlar
Aramaktan Vazgeç