sbbkandil
28 Ekim 2020|Çarşamba,00:39:27
 
  • HAVA DURUMU:
  • Parçalı Bulutlu
PİYASALAR Güncelleme : 28.10.2020
DOLAR
8,1875 0,03
EURO
9,6601 0,01
ALTIN
502,35 0,06
BİTCOİN
$13.618,5800 4,69
HAFTANIN POPÜLER YAZARI
Semih Kaçar
Semih KaçarSTRATEJİDEKİ HESAP KÜLTÜRE UYAR MI?4 dakika da okunur
fullWidthAds5
21 Eylül 2020 - 17:55
21 Eylül 2020 - 17:555 dakikalık okuma 1 yorum
  • PAYLAŞ
5 dakikalık okuma
1 yorum

7351 KEZ OKUNDU

Kış Aylarında Güçlü Bir Bağışıklığın Püf Noktaları

Kış Aylarında Güçlü Bir Bağışıklığın Püf Noktaları

Kış aylarına girerken hastalıklara karşı en büyük silahımız güçlü bir bağışıklık sistemimizin olmasıdır. Bağışıklık sistemi genel olarak spor, uyku gibi birçok faktöre göre şekillense de bu faktörler arasında en önemlisi beslenme alışkanlığımızdır. Öyle ki vücudumuzdaki vitamin,mineral depoları, antioksidan enzimlerin çalışması, kan dolaşımı gibi nerdeyse bütün olaylar beslenmeyle aldığımız bileşenlerle yakından ilişkilidir.

Bağışıklık sistemini artırmak içinse ilk olarak antioksidanlardan yardım alabilirsiniz. Bağışıklık sistemini oluşturan antioksidanlar vücutta 4 şekilde hastalıklarla savaşırlar.

1) Hastalığa sebep olan serbest radikalleri etkileyerek onları yok etme veya daha zayıf yeni bir moleküle çevirirler.
2) Serbest oksijen radikalleriyle etkileşip onlara bir hidrojen aktararak inaktif şekle dönüştürürler.
3) Serbest oksijen radikallerinin oluşumundaki mekanizmaları engelleyen zincir kırıcı etki gösterirler.
4) Serbest radikallerin oluşturdukları hasarın ortadan kaldırılmasında onarıcı etki gösterirler.

Genel olarak da antioksidanlar vücudumuzda hastalığa sebep olabilecek bileşenleri uzaklaştırarak kanser, akciğer enfeksiyonları, grip, kalp damar hastalıkları, sindirim hastalıkları gibi neredeyse bütün hastalıklara karşı savunmacı etki gösterirler.

Antioksidanları ise daha ayrıntılı bakmak için ana hatlarıyla 3 gruba ayırabiliriz;

1- Antioksidan Besinler
Antioksidanlar etkilerine ve besinlerde bulunma durumlarına göre likopen, beta karoten, kateşin, C vitamini, E vitamini gibi birçok gruba ayrılırlar. Antioksidan besinlere örnek verecek olursak başlıca yoğurt gibi probiyotik besinler, domates, çilek, zerdeçal, nar, turp, kırmızı biber, maydanoz, soğan, taze nane, rezene, ıspanak, mor lahana, yeşil çay, ahududu, greyfurt, havuç, portakal, mandalina, limon, baklagiller ve sarımsak olarak sıralayabiliriz.

2- D vitamini
D vitamini somon, uskumru, ringa, ton balığı, karides, istiridye, yumurta sarısı, süt ve süt ürünleri, yoğurt, peynir, tereyağı, balıkyağı, karaciğer gibi besinlerde bulunsa da sadece beslenmeyle D vitamini düzeyinin yeterli olması pek mümkün değil. Sağlıklı D vitamini aralığı için en önemli faktör güneştir. Çünkü güneş ışınları vücuda temas ettiğinde D vitamini sentezini uyararak, D vitamininin aktif hale gelmesini sağlar. Bu nedenle günlük 20 dakika kadar güneşlenmek D vitamini düzeylerinizi düşürmemek için önemli.

D vitamini kalsiyum ve fosfor emilimini sağlarken vücutta birçok olayla da doğrudan bağlantılıdır. D vitamini esikliği başlıca düşük bağışıklık, kas ve kemik hastalıkları, saç dökülmesi, kalp damar hastalıkları, böbrek taşı, kanser gibi rahatsızlıklara neden olabilir. Ayrıca D vitamini eksikliği özellikle kış aylarında gelişen depresyon ile yakından bağlantılı. Bu nedenle daha sağlıklı bir bedene sahip olmak için D vitamini düzeyinize baktırarak, ihtiyaç düzeyinize göre D vitamini takviyesi almanız önemli.

3- Mineraller
Başlıca antioksidan mineraller çinko, selenyum ve bakırdır.

Çinko: Çinko, demir ve bakır gibi redoks reaktif olan metallerin yerine geçer ve bu nedenle güçlü bağışıklık için elzem bir mineraldir. Ayrıca çinko antioksidan etkili enzimlerin ve dokuları serbest radikallerin zararlı etkilerinden koruyan bileşenlerin yapısında yer alır. Besinlrde başlıca ay çekirdeği, hindi eti, kuzu eti, sarımsak, karaciğer, yer fıstığı, beyaz mantar, kakao, yumurta sarısı, bezelye ve susamda bulunur.

Selenyum: Selenyumun insan beslenmesindeki önemi vücut dokularından oksidatif hasarı önleyen bir antioksidan enzim olan glutatyon peroksidazın ayrılmaz bir parçası olmasından kaynaklanır. Yapılan hayvan modelli çalışmalarının üçte ikisinde selenyum eklenmesi ile tümör gelişiminde düşme görülmüştür. Ay çekirdeği, balık, yumurta, tavuk eti, peynir, pirinç, yulaf, muz, mantar ve ıspanak başlıca selenyum kaynaklarıdır.

Bakır:  Bakır alımının yetersizliğinde vücutta antioksidan denge bozulmakta, buna bağlı olarak hücre tahribi artmaktadır. Ayrıca bazı antioksidan enzimler,
bakır yetersizliğinde azalmakta, dolayısıyla vücudun savunma sistemi çökmektedir. Bakır minerali en çok koyu yeşil yapraklı sebzeler, sakatat, ay çekirdeği, bal kabağı, mercimek, ceviz, kabak çekirdeği,  yerfıstığı, barbunya, zeytin, bezelye, badem, üzüm, ananas, keten tohumu, pancar, brokoli, kivi, fesleğen, patlıcan, rezene ve sarımsakta bulunur.


Son olarak tüm bunlara ek olarak güçlü bir bağışıklık için gerekenleri;
- Yeterli ve dengeli beslenme
- Antioksidan besin ve mineral kaynaklarını bolca tüketme
- D vitamini gibi önemli parametrelerin kandaki düzeylerini takip etme
- Yeterli ve kaliteli uyuma
- Bol su tüketimi
- Egzersiz yapma şeklinde sıralayabiliriz.

YORUMLAR (1)
Tarık
Tarık

Çok güzel ve bilgilendirici bir yazı olmuş, teşekkür ediyorum.

CEVAPLA

YORUM YAP
Adınızı yazınız
Yorumunuzu yazınız!
Aramaktan Vazgeç
Aramaktan Vazgeç