03 Aralık 2022|Cumartesi,01:14:37
 
  • HAVA DURUMU:
  • Parçalı Bulutlu
PİYASALAR Güncelleme : 03.12.2022
DOLAR
18,6344
EURO
19,6306
ALTIN
1.077,07
BİTCOİN
$0,0116 30,63
HAFTANIN POPÜLER YAZARI
Mustafa Anzele
Mustafa Anzele Erken gelen gol Sakaryaspor'u galibiyete taşıdı3 dakika da okunur
05 Ekim 2022 - 13:20
05 Ekim 2022 - 13:207 dakika da okunur 0 yorum Koleksiyona EkleŞİKAYET BİLDİR
MARMARA GÖZ
  • PAYLAŞ
7 dakika da okunur
0 yorum

NAZAR BONCUĞU HURAFESİ VE TESPİHLERİN ÜFLENMESİ !

Sakarya Haber köşe yazarı Şehabeddin Mahir Tuna, Nazar boncuğu hurafesi ve tespihlerin üflenmesi konusunu kaleme aldı

NAZAR BONCUĞU HURAFESİ VE TESPİHLERİN ÜFLENMESİ !
MARMARA GÖZ


Bilerek bilmeyerek bazen öyle yanlış işler yapılıyor ki… Bunları yapan insanlar, bir taraftan Hz. Allah’ın Kur’an-ı Kerim’de en büyük günah olarak belirttiği “şirk” günahını işlerken, diğer taraftan bu günahın sanki iyi bir şey yapar gibi yayılmasına da yardımcı oluyor. nazar boncuğu ve at nalları da bu yanlışlardan sadece ikisi… 
 
Ülkemizde bazı insanlar, İslâm dini ile hiçbir alakası olmadığı, aksine çok da sakıncalı olduğu halde sözde nazardan korunmak için "nazarlık" diyerek, kuşaklı mavi boncuklardan ve at nallarından medet umuyor. Hatta özel günlerde bu ürünler, özellikle küçük çocuklara hediye olarak veya hediyenin aksesuarı olarak veriliyor. Ayrıca çocuklara doğru inanç ve bilgileri aktarması beklenen bazı öğretmenler de çocukların karnelerine ve başarı belgelerine bu boncukları yapıştırıyor. Bu şirk unsurları evlere işyerlerine, arabalara da takılmak suretiyle gün geçtikçe yaygınlaşıyor. Öyle ki bu hediyeyi alan kimse bunların din ve inanç adına büyük yanlış ifade ettiğini duyup bilse bile “hediyedir” veya “hatıradır” diye atamıyor ve bir kenarda tutuyor. 
 
Oysa nazar boncukları ve at nalları nazardan insanı koruyamadığı gibi koruduğuna inanılmasının Allah’a “şirk” unsuru taşımasından dolayı, bunların kendilerini koruduğuna inanan kişilerin imanını dahi tehlikeye sokuyor. Bir de bu yanlışı sanki dinde varmış gibi meşrulaştırmak için bu boncuk ve nallara “Maşallah” yazmazlar mı…
 
Nazar (Göz Değmesi) Gerçekten Vardır ama Boncukla- Nalla Korunulmaz!
“Nazar” yani “göz değmesi” gerçekten var olan bir şeydir. Nitekim peygamberimiz (sav) “Nazardan Allah’a sığınınız. Çünkü nazar (göz değmesi) gerçektir” buyurmuştur. nazar bazen kötü bakışlardan olacağı gibi, bazen de sevdiklerinin aşırı sevgisinden de kaynaklanır. Yani kişinin en sevdiklerinden bile nazar geçebilir. Fakat nazardan korunmak için yapılması gereken yine peygamberimiz (sav)’in bizzat yaptığı ve ashabına öğrettiği usul ve yöntemlerle Allah’a sığınmaktır.
 
Peygamberimiz (sav) nazar’dan Korunmak İçin Ne Yapardı?
İslâm kaynaklarında Resûlullah'ın (s.a.v.) nazar değmesine karşı Âyete’l-Kürsî, İhlas, Felâk ve Nâs sûrelerini sık sık okuduğu; ashabına da bunları okumalarını tavsiye ettiği; ve bu şekilde bu sure ve ayetleri okuduktan sonra nazardan korunmak ve kurtulmak için Allah Teâlâ’ya dua ederek yakardığı nakledilmektedir.
 
Hz. Âişe (r.a) annemizde Resulullah (s.a.v)`ın yatarken İhlâs, Felâk ve Nâs surelerini okuduğunu, sonrasında iki eline üfleyip vücuduna sürdüğünü, bu şekilde nazar, büyü ve diğer tehlikelere karşı Cenab-ı Allah’a sığınarak şifa ve korunma talep ettiğini rivayet etmiştir. Ayrıca nazar duası veya nazar ayetleri de denilen Kalem suresinin 51. ve 52. ayetlerinin nazara karşı tedavi edici özelliğinin bulunduğu bazı müfessirler ve İslâm alimleri tarafından nakledilmiştir.
 
Bu nedenle her Müslüman’ın kendisi ve çocukları için peygamberimizin öğrettiği usullerle, tavsiye ettiği sure, ayet ve duaları devamlı olarak okuyarak nazardan korunmaya çalışması ve bu tehlikelere karşı Allah’a sığınması gerekir. Bu usuller dışında “at nalı” ve “nazar boncuğu” gibi içerisinde “şirk” unsuru barındıran araçlardan medet umarak nazara karşı korunmaya çalışmak çok büyük bir yanlış ve bu şekilde korunma inancı da dini açıdan çok tehlikeli bir batıl inançtır. Bu nedenle bu yanlıştan uzak durmalı ve sevdiklerimizi de bu yanlışa düşmemeleri konusunda uyarmalıyız.
 
Tespihlere Üflenmez!
Peygamberimiz (sav), maddi ve manevi rahatsızlıklara karşı; Bazen sure ve ayetleri okuyup dua ederek, bazen tıbbî tedavi ile, bazense ikisini birlikte yaparak korunma ve tedavi yöntemi uygulamış, ashabına da bu şekilde yapmalarını tavsiye etmiştir. Sure ve ayetleri okumak suretiyle uygulanan korunma ve tedavi yönteminde; Okunan sûre ve ayetlerin şifasından ve sırrından, ruh ve bedenin faydalanarak şifa bulması için okuma sonunda ellere üflenir ve eller vücuda sürülür. Ayrıca vücuda da üflenmektedir. Ayetel Kürsi’de peygamberimizin şifa ve korunma amacıyla sıkça okuduğu ve özellikle namazlar sonrasında ve yatarken okunmasını tavsiye ettiği ayetlerden biridir. Bu nedenle namazları müteakip Ayetel Kürsi okunduktan sonra göğse doğru üflenerek okunan ayetlerin sırrından ve şifasından ruh ve bedenin faydalanması murad edilir.
 
Fakat evlerinde namaz kılan bazı kadınların ve camilerde namaz kılan yaşlı ve sakallı bazı amcaların namaza müteakip okunan Ayetel Kürsi ve dualardan sonra göğüslere değil de tespihlere üfledikleri görülür. Özellikle çocuklar ve sonradan namaza başlayarak camilere gelen bazı kimseler bunları görünce “demek ki böyle yapılmalı” düşüncesiyle kendileri de tespihlere üflemekte ve bu yanlış uygulama bu şekilde ülkemizde yayılmaktadır. Oysa yapılması gereken maddi ve manevi her türlü teklike ve rahatsızlıklara karşı korunmak ve şifa bulmaya vesile olması için okunan sure ve dualardan sonra tespihlere değil göğse üflemektir.
 
***
 
Sonuç olarak “Nazar” denilen göz değmesi gerçekten vardır ve nazardan korunmak için peygamberimizin öğrettiği usul ve yöntemlerle Allah’a sığınmak gereklidir. Fakat nazar boncuğu ve nal gibi bir takım uydurma araç ve inançlarla nazardan korunma diye bir şey asla dinimizde yoktur. Bu tip şeyleri nazardan korunmaya vesile görmek ve koruyacağına inanmak ise “şirk” tehlikesi meydana getireceği için çok sakıncalıdır. Bu nedenle kendimizi, başta çocuklarımız olmak üzere aile fertlerimizi, evlerimizi, işyerlerimizi ve arabalarımızı bu şirk unsurlarından korumalı ve bu batıl inancın yok olmasına katkı sağlamalıyız.
 
Bir Dua:   “Yâ Rabbî! Doğruyu bize apaçık olarak göster ve ona uymağı bize nasip et ve yanlış, bozuk olan şeylerin yanlış olduklarını bize apaçık göster ve onlardan sakınmamızı nasip et!”
  Bir Ayet:     “Kur’an Mü’minler için şifa ve rahmettir.” İsra-82
  Bir Hadis-i Şerif:    “İlaçların en iyisi Kur’an-ı kerimdir” İbni Mace
 
Şehabeddin Mahir TUNA
İlahiyatçı Yazar
sehabeddinmahir@gmail.com
YORUM YAP
Adınızı yazınız
Yorumunuzu yazınız!

Etiketlere göre arama:

Aramaktan Vazgeç