Sakarya Barosu’ndan 8 Mart mesajı

Yapılan açıklamada, 8 Mart’ın kadınların eşit iş, eşit ücret, sendikalaşma ve oy hakkı talepleriyle başlattığı mücadelenin yıl dönümü olduğu hatırlatılarak, günün kadınların eşitlik, özgürlük ve insan onuruna yakışır bir yaşam hakkı mücadelesinin sembolü olduğu vurgulandı.

Açıklamada, son yıllarda Sakarya’da meydana gelen kadın cinayetleri ve kadına yönelik şiddet vakalarındaki artışın, kadınların en temel hakkı olan yaşam hakkının yeterince korunamadığını ortaya koyduğu ifade edildi. Devletin bu konuda yalnızca pasif değil, etkin ve önleyici nitelikte sorumlulukları bulunduğu belirtilerek risk altındaki kadınların tespit edilmesi, korunması ve failler hakkında etkili soruşturma yürütülmesinin zorunlu olduğu kaydedildi.

“6284 sayılı Kanun etkin uygulanmalı”

Baro tarafından yapılan açıklamada, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un varlığının tek başına yeterli olmadığına dikkat çekildi. Kanunun etkin ve gecikmeksizin uygulanması, koruyucu ve önleyici tedbir kararlarının sahada denetlenmesi ve ihlal halinde caydırıcı yaptırımların uygulanmasının zorunlu olduğu ifade edildi.

Şiddet vakalarının önlenmesinde ihmali bulunan kamu görevlileri hakkında da idari ve cezai sorumluluk mekanizmalarının işletilmesi gerektiği vurgulandı.

Sosyal politikalar çağrısı

Kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca yargısal süreçlerle sınırlı kalamayacağına işaret edilen açıklamada, sorunun kaynağına yönelik sosyal politikaların geliştirilmesi gerektiği belirtildi. Bu kapsamda şiddet risk analizlerinin standartlaştırılması, yüksek riskli vakalar için acil müdahale mekanizmalarının güçlendirilmesi, kadın sığınma evlerinin sayısının artırılması ve ekonomik şiddete maruz kalan kadınlar için destek programlarının yaygınlaştırılması gerektiği ifade edildi.

Ayrıca eğitim müfredatında toplumsal cinsiyet eşitliği bilincini güçlendiren içeriklere yer verilmesi, kolluk ve yargı mensupları için zorunlu eğitim programları düzenlenmesi ve şiddet faillerine yönelik rehabilitasyon programlarının uygulanmasının önemine dikkat çekildi.

“Cezasızlık algısı şiddeti besliyor”

Açıklamada, cezasızlık algısının şiddeti besleyen en önemli unsurlardan biri olduğu belirtilerek, kadın cinayetleri ve kadına yönelik ağır şiddet suçlarında caydırıcılığı zayıflatacak uygulamalardan kaçınılması gerektiği ifade edildi.

Kadına yönelik şiddetin münferit değil, yapısal bir insan hakları sorunu olduğunun altı çizilen açıklamada, mücadelede önleyici, koruyucu ve cezalandırıcı mekanizmaların eş zamanlı işletilmesi gerektiği vurgulandı.

Sakarya Barosu Kadın Hakları Merkezi, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların yaşam hakkının korunması konusunda tüm kamu kurumlarını, yerel yönetimleri ve toplumsal aktörleri sorumluluk almaya davet ettiklerini belirterek sürecin takipçisi olacaklarını kamuoyuna duyurdu.