Tever’den CHP’ye sert tepki

Tever, CHP’nin siyaset anlayışını “mesnetsiz ve seviyesiz” olarak nitelendirerek, muhalefetin yargı üzerinden algı oluşturmaya çalıştığını ve kamuoyunu bilinçli şekilde yanılttığını vurguladı.

Kendi belediyelerindeki yolsuzluk iddialarına sessiz kalanların, bugün dürüstlük nutukları atmasını “ikiyüzlülük” olarak tanımlayan Tever, “Cumhur İttifakı olarak, bu ülkenin birliği, dirliği ve istikrarı için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Ne yazık ki CHP, milli birlikten uzak bir anlayışla kaos ve istikrarsızlık üzerinden siyaset üretmeyi tercih ediyor. Toplumu ayrıştıran, kurumları yıpratan ve devlete olan güveni zedelemeyi amaçlayan bu yaklaşımı milletimizin ferasetine havale ediyoruz. AK Parti olarak polemiklerle değil; eser ve hizmet siyasetiyle yolumuza kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi.

Tever açıklamasında şu ifadelere yer verdi :

Son günlerde CHP Sakarya İl Başkanı Oğuz Can Curoğlu ve CHP Sakarya Milletvekili Ayça Taşkent tarafından yapılan açıklamalar, siyasi nezaketten tamamen uzak, gerçeklikten kopuk ve açıkça algı operasyonu niteliği taşımaktadır. Bu açıklamalar ne Sakarya’ya ne de Türkiye siyasetine en ufak bir olumlu katkı sunmamaktadır. Aksine, CHP’nin yıllardır değişmeyen sorumluluktan kaçma ve algı operasyonlarıyla gerçekleri örtme alışkanlığının yeni bir örneği olarak karşımıza çıkmaktadır.

AK Parti olarak açık ve net bir şekilde ifade ediyoruz:

Cumhuriyet Halk Partisi, kendi içindeki dağınıklığı, yönetememe krizini ve siyasi tükenmişliğini gizlemek amacıyla her fırsatta yargıyı hedef almakta, devam eden hukuki süreçleri itibarsızlaştırmaya çalışmaktadır. “Delil yok” söylemleriyle gerçekler ortadan kalkmaz. Yargıya baskı kurarak, sokak diliyle mahkemelere parmak sallayarak kimse masum ilan edilemez.

CHP’nin Ekrem İmamoğlu üzerinden yürüttüğü algı operasyonlarının amacı, milletimizin aklıyla alay etmekten başka bir şey değildir. İmamoğlu etrafında koparılan bu yaygara, CHP’nin yıllardır sürdürdüğü “hesap vermemek için bağırma” siyasetinin bir yansımasıdır. Oysa Türkiye bir hukuk devletidir; seçilmiş olmak, hukukun üstünde olmak anlamına gelmez. Kendilerini yargıdan muaf görenlerin, bağımsız mahkemelerin vereceği kararlardan neden bu kadar rahatsız oldukları ortadadır. Sürekli olarak yargıyı hedef almak, adalet arayışı değil, adaletten kaçma çabasıdır.

“Cumhur İttifakı: 24 Yıldır Eserle Konuşuyor”

CHP temsilcilerinin dilinden düşürmediği “yolsuzluk” ithamları ise tam anlamıyla trajikomiktir. Kendi yönettikleri belediyelerde ortaya çıkan usulsüzlük iddialarına tek bir doğru cevap veremeyenlerin; ülkemizi 24 yılı aşkın süredir yatırımlarla, reformlarla ve eser siyasetiyle büyüten Cumhur İttifakı’na yönelik suçlamaları samimiyetsizliğin ve ikiyüzlülüğün açık göstergesidir. Millettimiz kimin bu ülke için çalıştığını, kimin boş laf ürettiğini çok iyi bilmektedir.

Cumhur İttifakı üzerinden suni tartışmalar üretmek, CHP’nin yıllardır değişmeyen kronik bir refleksi haline gelmiştir. Milletin gerçek sorunlarıyla yüzleşmek yerine algı operasyonlarıyla gündem oluşturmayı siyaset sanan bu anlayış, bugün de aynı sorumsuz çizgisini sürdürmektedir.

CHP, geçmişten bugüne bu ülkenin milli meselelerinde net, kararlı ve yerli bir duruş sergileyememiştir. Devletimizin bekasını, milletimizin birliğini ve ülkemizin geleceğini ilgilendiren kritik konularda hep yanlış yerde konumlanmıştır. Bu tutum, siyasi bir tercihten öte, milletimizin hassasiyetlerinden kopuk bir zihniyetin göstergesidir.

Milli birlik ve beraberliğe her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuz bir dönemde, CHP’nin ayrıştırıcı ve provoke edici dili toplumsal huzura zarar vermektedir. Milletimizin ve ülkemizin yararına olacak adımlara destek vermek yerine, kaosu besleyen bir muhalefet anlayışı sergilenmektedir.

“Ülkemizin birliği, milletimizin huzuru için çalışıyoruz”

Açıkça ifade etmek gerekir ki; geçmişte olduğu gibi bugün de CHP’nin önceliği terörün tamamen sona erdirilmesi, huzur ve güven ortamının güçlendirilmesi değildir. CHP, istikrarsızlık ve kaos üzerinden siyaset üretmeyi, milletin ortak değerleri üzerinden ayrışma ve kargaşa yaratmayı tercih etmektedir.

Bizler ise AK Parti olarak, Cumhur İttifakı’nın güçlü iradesiyle; ülkemizin birliği, milletimizin huzuru ve devletimizin bekası için kararlılıkla çalışmaya devam ediyoruz.

“Sandık” söylemiyle yapay mağduriyet üretmeye çalışanlara ise cevabımız nettir:

Sandık bu milletin önüne defalarca gelmiş, milletimiz de iradesini açıkça ortaya koymuştur. Seçimi kazananı yok sayıp, kaybedeni milletin tek temsilcisi gibi sunmak demokrasi değil, açık bir siyasi manipülasyondur. Milletin iradesine saygı, yalnızca sonuç hoşunuza gittiğinde değil, her zaman gösterilmelidir.

“Polemikle değil milletimize hizmet için siyaset yapıyoruz”

Cumhur İttifakı olarak biz, CHP gibi boş söylemler üretmek yerine icraatla konuşuyor; algıyla değil eserle, polemikle değil milletimize hizmet için siyaset yapıyoruz. CHP’nin iç çekişmeleri, liderlik krizleri ve ideolojik savrulmaları bizim gündemimiz değildir. Sert ve kirli bir dille gerçekleri çarpıtma çabalarını milletimiz açıkça görmektedir.

Sakarya’da da Türkiye genelinde de aziz milletimiz; kimin samimi olduğunu, kimin yalnızca fitne siyaseti yürüttüğünü, kimin provokasyon peşinde koştuğunu çok net bir şekilde görmektedir.

Bizler, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, aziz milletimizin güçlü desteğiyle yolumuza hizmetle, eserle ve kararlılıkla devam edeceğiz.

Rabbim birliğimizi ve dirliğimizi daim eylesin.